|
Kilis Mimarisi Geleneksel taş mimarinin hâkim olduğu Kilis şehri organik bir dokuya sahiptir. Kilis’in şehir dokusu, dar sokaklar, taş duvarlar, içe dönük avlulu evler ile anıtsal yapıların iç içe geçtiği bir yapı sergiler. Çıkmaz sokaklar geleneksel şehir dokusunun en vazgeçilmez unsurlarından biridir. Kilis’te dini, ticari ve sosyal amaçlı yapılmış pek çok anıtsal eser vardır. Kilis kent merkezinde Memluk dönemine ait olan Ulu Cami ve Katrancı Camii dışında bütün anıtlar Osmanlı dönemine aittir. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kilis Sancak Beyi olan Canpulat Bey zamanında pek çok eser inşa edilmiştir. Kilis’teki eserler mimari olarak Halep eserleri ile büyük benzerlik gösterir. İki şehir arasındaki yakınlık nedeniyle, yapı malzemelerinin benzer kaynaklardan sağlanması hatta aynı ustaların kullanması bu benzerliğin en önemli sebebidir. Kilis camileri erken dönem cami tiplerinden olup genellikle enine dikdörtgen planlıdır. Dikdörtgen planlı camilerde çoğunlukla mihrap yerini vurgulayan mihrap önü kubbesi bulunur. Cami ana mekânı genellikle ayaklar üzerinde taşınan tonozlarla örtülüdür. Camiler genellikle sadedir. Farklı renkli taşlarla yapılan ince taş işçiliği dikkati çeker. Minareler köşeleri pahlı kare bir kaide üzerine oturur. Minarelerin çoğu kapalı şerefelidir. Camilerin en önemli süslemeleri genellikle minarelerde yoğunlaşır. Şerefe altı hemen her zaman ince bir taş işçiliğinin sergilendiği mukarnaslarla süslüdür. Ayrıca taş dokusunun içine gömülmüş çini tabaklar veya panolarla yapılan süslemeler oldukça yaygındır. Şerefe korkulukları ince kafes gibi örgüleriyle zarif birer örnek oluşturur. |
|
